ÜSTAD NECİP FAZIL KISAKÜREK ÖZEL PROGRAMLARI SES DOSYALARI



“Anladım işi sanat Allah'ı aramakmış,
Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış”

Sultanı şuara üstad Necip Fazıl Kısakürek'i dünyaya gelişlerinin 102. yıldönümünde AKRA FM'de çeşitli programlarla anıldı.

Büyük şair ve fikir adamının şiirini, nesrini, fikirlerini ve eserlerini anlatan çeşitli içerikteki programlar AKRA FM'de yayınlandı...
26 Mayıs 1904 tarihinde dünyaya gelen Necip Fazıl Kısakürek, 25 Mayıs 1983 tarihinde vuslata ererek Eyüp Sultan'a defnedilmişti.

ÜSTAD NECİP FAZIL KISAKÜREK ÖZEL PROGRAMLARI SES DOSYALARI

Necip Fazıl Kısakürek Özel Sohbeti
Merhum Prof. Dr. M. Es’ad Coşan Hocaefendinin 14 Mayıs 1992 tarihinde Fırat Kültür Merkezinde yapmış oldukları konuşma.


Necip Fazıl Kısakürek Özel Söyleşisi
Üstadın oğlu Mehmet Kısakürek ve şair ve yazar Mustafa Miyasoğlu’nun katılımlarıyla gerçekleşecek programımız da üstadın hayatı, şiirleri, fikirleri ve eserleri anlatıldı.

Erenler Kervanı Necip Fazıl Kısakürek Özel
Program da üstad Necip Fazıl’ın hayatı ve fikir dünyası anlatıldı.

Şen Haneler Necip Fazıl Kısakürek Özel
Üstad Necip Fazıl’ın şiirleri ve onu anlamak.

Genç AKRA Necip Fazıl Özel Programı
Üstadın fikir yapısı ve gençlere sağladığı açılımlar aktarıldı.

Tarihten İzler Necip Fazıl Kısakürek Özel
Üstad Necip Fazıl’ın hayatı ve şiirlerinden örnekler dinleyiciye sunuldu.

v v v


TARİHTEN İZLER NECİP FAZIL KISAKÜREK'İ ANMA ÖZEL PROGRAMI YAZILI METNİ


27 REBİÜLAHİR 1427 - 26 MAYIS 2006 CUMA -  NECİP FAZIL KISAKÜREK'İN HAYATI

Tarihten  İzler'e hoşgeldiniz..Tarihler Hicri Takvim'e göre 27 Rebiülahir 1427, Miladi Takvim'e göre ise 26 Mayıs 2006 Cuma'yı gösteriyor..

Tarihten İzler'de bugün Türk şiirinin yapı taşlarından bir portreyle karşınızda olacağız..Konumuz;  'Sultan-üş Şuara' (Şairlerin Sultanı) ünvanlı Necip Fazıl Kısakürek...

Necip Fazıl Kısakürek  26 Mayıs 1905 tarihinde İstanbul'da doğdu. Necip Fazıl'ın çocukluğu, mahkeme reisliğinden emekli büyükbabasının İstanbul Çemberlitaş'taki konağında geçti. Maraş’lı bir soydan gelen şair, ilk ve orta öğrenimini Amerikan ve Fransız kolejleri ile Heybeliada’daki Bahriye Mektebin'de tamamladı.

İstanbul Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdikten sonra gönderildiği Fransa'da Sorbonne Üniversitesi Felsefe Bölümünde okudu. Paris'te geçen  günlerden sonra, Türkiye'ye dönüşünde  bazı Bankalarda müfettiş ve muhasebe müdürü olarak çalıştı.

Robert Koleji, İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi, Ankara Devlet Konservatuarı, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde hocalık yaptı  Sonraki yıllarında fikir ve sanat çalışmaları dışında başka bir işle meşgul olmadı.

Şairliğe ilk adımını on yedi yaşında iken, annesinin arzusuyla attı ve ilk şiirleri Yeni Mecmua'da yayımlandı. Milli Mecmua ve Yeni Hayat dergilerinde çıkan şiirleriyle kendinden söz ettirdikten sonra, Paris dönüşü yayımladığı Örümcek Ağı ve Kaldırımlar adlı şiir kitapları onu çok genç yaşta çağdaşı şairlerin en önüne çıkararak edebiyat çevrelerinde büyük bir hayranlık ve heyecan uyandırdı. Henüz otuz yaşına basmadan çıkardığı yeni şiir kitabı Ben ve Ötesi  ile en az öncekiler kadar takdir toplamayı sürdürdü.

Şöhretinin zirvesinde iken felsefi arayışlarını sürdürüp içinde yeni bir dönemin doğum sancısını hisseden Necip Fazıl için 1934 yılı gerçekten de hayatının yeni bir dönemine başlangıç oldu. Dini duyduları  hayatının en koyu rengiyle yaşadığı günlerde Beyoğlu Ağa Camii'nde vaaz vermekte olan Abdülhakim Arvasi ile tanışır ve bir daha ondan kopamaz.

Necip Fazıl'ın hemen tümünde üstün bir ahlak felsefesinin savunulduğu tiyatro eserlerini birbiri ardına edebiyatımıza kazandırması bu döneme rastlar. "Tohum", "Para"  gibi piyesleri büyük ilgi görür.

Necip Fazıl'ın şairliği ve oyun yazarlığı kadar önemli yönü, çıkardığı dergilerle düşünce hayatımıza kattığı zenginlik ve bu dergilerde çıkan yazılarla sürdürdüğü mücadeledir. Haftalık Ağaç dergisi, dönemin ünlü edebiyatçılarının toplandığı bir okul olmuştur. Büyük Doğu dergisinde çıkan yazılarıyla İsmet Paşa ve tek parti yönetimine şiddetli bir muhalefet sürdürmesi sonucu, hakkında açılan çok sayıda davada yüzlerce yıl hapsi istendi.

163. maddeye aykırı bulunan yazıları ve kimi zaman da bulunan bahanelerle birkaç yılda bir hapse mahkûm oldu.

Sık sık kapatılan ve çeşitli bahanelerle toplatılan Büyük Doğu'nun çıkmadığı sürelerde, günlük fıkra ve çeşitli yazılarını Yeni İstanbul, Son Posta, Babıalide Sabah, Bugün, Milli Gazete, Hergün ve Tercüman gazetelerinde yayımlandı. Büyük Doğu'da çıkan yazılarında kendi imzası dışında "Adıdeğmez"," Mürid", "Ahmet Abdülbaki"  gibi müstear isimler kullandı. 1962 yılından itibaren de hemen hemen tüm Anadolu şehirlerinde verdiği konferaslarla büyük ilgi topladı.

1980'de Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü'nü, 1981'de  'İman ve İslam Atlası' adlı eseriyle fikir dalında Milli Kültür Vakfı Armağanı'nı, bir yıl sonra Türkiye Yazarlar Birliği Üstün Hizmet Ödülü'nü almıştır. Ayrıca Türk Edebiyatı Vakfı'nca 1980'de verilen beratla 'Sultan-üş Şuara' (Şairlerin Sultanı) ünvanını kazanmıştır.
Necip Fazıl Kısakürek, 1983 yılının (doğduğu gün olan) 26 Mayıs'ında vefat etti.

Sırtımda,  taşınmaz yükü göklerin;
Herkes koşar,  zıplar,  ben yürüyemem!
İsterseniz hayat aşını verin;
Sayılı nimetler bal olsa yemem!
Ey akıl, nasıl delinmez küfen?
Ebedi oluşun urbası kefen!
Kursa da boşluğa asma köprü, fen,
Allah derim,  başka hiçbir şey demem!